EleştiriTiyatro

KUBİLAY ERDELİKARA “YARALI BİLİNÇ” OYUNU ÜZERİNE

Maltepe’nin küçük ama büyüsünü ilk anda hissettiren sahnesi Maltepe Tiyatrosu sahnesine büyük bir hikâye sığdırarak Kubilay Erdelikara’nın kaleme aldığı ve Kakha Gogidze’nin yönettiği Yaralı Bilinç’in prömiyerine ev sahipliği yaptı. Oyun, ilk bakışta sıradan bir aile draması gibi görünse de kısa sürede izleyiciye çok daha derin bir evren sunuyor. Dört duvar arasında geçen hikâye, bir ailenin iç dünyasını anlatmakla kalmıyor, kuşaktan kuşağa taşınan travmaları ve kimlik yaralarını da sahneye taşıyor. Hikâye, Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde yaşayan Ermeni bir aile etrafında şekilleniyor: Baba Krikor, anne Zihran, oğul Stephan ve kızları Mariam. Baba sustukça anne ve çocuklar daha da yalnızlaşıyor; sessizlik hem korunaklı bir duvar hem de yıkıcı bir boşluk hâline geliyor. Anne, çocuklarını koruyabilmek için gece karanlığında komşu evlerden un çalıyor ve sonrasında pişmanlıkla çırpınıyor. Stephan, işsizlik ve geçmişte işlediği bir suçun utancıyla boğuşurken, Mariam erken yaşta evlendirildiği Hagop Efendi’nin zulmüyle tükenen hayatını sahneye taşıyor. Baba Krikor ise kutsal metinlerden ayetler aracılığıyla kimliğini ararken, sessizliğiyle aslında her şeyi inkâr ediyor.

Erdelikara’nın metni, çarpıcı sahne imgeleriyle örülü. Çiğdem çiçeği, umudun ve toprağa tutunmanın simgesi olurken, sobadaki taşan süt bastırılmış öfkenin dışavurumuna dönüşüyor. Anne’nin masanın üzerine çıkarak avuç avuç un savurması ise hem açlığı hem de günahları görünür kılıyor. Bu sahneler yalnızca karakterlerin hayatını değil, kolektif hafızayı da sahneye taşıyor ve izleyicide güçlü bir görsel ve duygusal etki bırakıyor.

Oyun üç katmanlı bir yapıyla ilerliyor: İlk bölümde aile içi dram, sessizlik, açlık ve gizli sırlar üzerinden anlatılıyor. İkinci bölümde bireysel itiraflar ve travmalar sahneye taşınıyor. Üçüncü bölüm ise tarihsel bir bağ üzerinden günümüze uzanan bir köprü kuruyor. Bu çok katmanlı anlatım, Erdelikara’nın sahne yönelimlerinden kopmadığını gösterirken, Gogidze’nin dokunuşları oyuna ritim, atmosfer ve estetik derinlik kazandırıyor.

Oyuncuların performansı etkileyici; karakterlerin iç dünyalarını seyirciye aktarmadaki başarıları oyunun en güçlü yönlerinden biri. Bazı sahnelerde ritim durağanlaşsa da, oyun ileriki zamanlarda daha akıcı hâle geleceği kanaatindeyim. Teknik ekip ise sahnenin tüm detaylarını ustalıkla destekliyor; ışık, ses ve sahne geçişleri oyunun atmosferini güçlendiriyor. Müzik kullanımı yenilikçi ve dikkat çekici olsa da, bazı sahnelerde sahne ritmiyle tam olarak örtüşmüyor.

Sonuç olarak, Yaralı Bilinç, bireysel ve kolektif hafızayı sahneye taşıyan, imgeleriyle güçlü çağrışımlar uyandıran ve izleyicide kalıcı bir etki bırakan bir tiyatro deneyimi sunuyor. Küçük ritim aksaklıklarına rağmen, sahne tasarımı, oyuncu performansları ve derin metniyle tiyatro severler için mutlaka izlenmesi gereken bir yapım.

25 Ağustos 2025, Çekmeköy

Celil Efendiler

Celil Efendiler, 1988 yılında Rize’de doğdu. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimini burada tamamladı. 2005–2008 yılları arasında bir süre ticaretle ilgilendi. 2010 yılında askerlik hizmetinin ardından Sadri Alışık Akademi’de oyunculuk eğitimi aldı.2012 yılında başladığı Rize Üniversitesi Makine Bölümü’nden 2014 yılında mezun oldu. Aynı yıl, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı gençlik kampları ve gençlik merkezlerinde Gençlik Lideri olarak görev yaptı.2019 yılında Çekmeköy Tiyatro Topluluğu’nu kurdu. Pandemi sürecine kadar burada iki çocuk oyunu ve bir yetişkin oyunu yazıp yönetti. Aynı dönemde çeşitli drama çalışmaları da yürüttü.Hâlen, 2022 yılında kazandığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi Sahne Sanatları Bölümü’nde eğitimine devam etmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!