Makale

MODERNİTE’NİN GETİRMİŞ OLDUĞU GÜNAH “DR. FAUSTUS”

 Rönasans döneminin kısa ve çarkantılı olan yazarlarından Cristopher Marlowe, düzensiz,  kavgacı ve ukala bir yapıda olmasına karşın, okuyucularına bırakmış olduğu eserler son derece kıymetli ve manidar metinler olduğu görülmektedir.  Amacımız elbette yazarı burada ezmeye çalışmak değil, fakat geçmişteki yaşantıları, düşünce ve fikirleri biz okuyucularına bu yönünü gösteriyor. Entelektüel birikimi son derece güçlü olan yazar, hemen hemen bütün oyunlarında kendi karakterini yansıtacak izler bırakmıştır. Bu izlerin yanı sıra din üzerinden bir çok bilgiye sahip olmasına rağmen, kutsal şeylere saldırıda bulunduğuna dair birçok iddialar mevcuttur!

             Yazarın yazmış olduğu oyunlarda karakterler, tutkuları üzerine ölürler. Gelişmezler, kişiliklerinde değişme olmaz, düz bir eksen üzerinde yürürler ve başladıkları yerde oyunu bitirirler.[1] “Dr. Faustus” bunun bir örneğidir. Diğer oyunların da olduğu gibi karakter, kendini aşma arzusu içine girer.

            Didinen, çabalayan, hep yetersiz kalan ve içinden çıkılmaz hale gelen arzu, modernite’nin büyük trajik-hikaye kahramanıdır.[2] Faustus çok iyi bir bilim insanı olmasına karşın, doyumsuz ve bilgiye aç oluşu.  şehvetine esir olmasına neden olmuştur. Yaptılarından hiçbir şekilde haz almamıştır.

                        Hekimliğin nihai hedefibizi beden sağlığına eriştirmektir.

                        Sen Faustus, bu hedefe zatenulaşmış biri değil misin?

                        Binlerce kişiyi vebadan, umutsuz hastalılardan kurtaran

                        Öğütlerin, kentlerde büyük anıt duvarlarına asılmadı mı?

                        Oysa buna karşı sen hâlâ Faustus’sun, bir insansın!

                        İnsanlara ebedi bir yaşam bağışlayabilseydin,

                        Ölmüşleri uyandırıp mezarlarından kaldırabilseydin,

                        İşte o zamanbu mesleğin bir değeri olurdu.[3]

Faustus’un, yaptıklarından haz almaması ve kendisini eleştirerek yeni bir arayış içine girmesi, belki de modernite’nin henüz doğmadığı o zaman diliminde, düşünsel olarak, bu kavramın başlangıcını oluşturmaya hizmet etmiştir. Tabi bunlar benim için bir var sayım! Modernden türetilen modernite terimi, Avrupa’da (özellikle Batı Avrupa’da) 17. yy’den itibaren meydana gelen ekonomik, toplumsal, kültürel ve siyasal değişiklikler neticesinde yaşanan büyük ve köklü değişmeleri anlatmak için kullanılır.[4] Marlowe bu kavrama yetişemesede, yazmış olduğu eserinde görüldüğünü düşünmekteyim. Bu anlamda modernite, geleneksel ile bir karşıtlık içerisinde olarak, bireysel, toplumsal ve politik yaşamdaki dönüşümü ve değişimi ifade etmektedir. Diğer bir deyişle modernitede, modern kelimesinin anlamına uygun olarak, eskiye karşı çıkış ve ondan kopma, yeni ilişkiler ağı oluşturma söz konusudur.[5] Faustus eski uğraşlara karşı çıkışı ve kendini teolojiye vermesi modernitenin bir örneğidir.  Modernitenin temel vurgusu, insanı köleleştirdiğine inanılan gelenek ve dinin bağlayıcılığından kurtularak, bireysel ve toplumsal yaşamı aklın önderliğinde yeniden anlamlandırmak ve kurmaktır. Modernite, yaşamı anlamlandırmada ve sürdürmede herhangi bir dışsal otoriteyi kabul etmez. Akılcı, özgür ve yaratıcı bireyin dünyayı yeniden biçimlendirebileceğini ve sürekli ileriye doğru akan bir tarih anlayışıyla bütün toplumların, ortak olan akıl ve bilimsel bilgi neticesinde, aynı süreci yaşayacağını savunur.[6] Faustus’un şehvet ve arzu imgeleri, inanç bağlamında ulaşılmayan eksenlerdedir. Bu sebeple zihnindeki çakışma, geçmişteki gelenek ve bağlayıcılıktan uzak durmayı istiyor! “Yok olan bir şeyi var etmek, bilinmeyeni bilmek” insandan çok tanrılara ait bir oluş! Faustus bunun bilincin de; fakat, kendi muhasebesini yaparak bu bilinci beklentileriyle bütünleştirir.  

                        Okyanusu ordularımla aşacağım;

                        Afrika kıyılarındaki tepeleri birleştirerek

                        İspanya topraklarına bağlayacağım.

                        Her ikisini de tacımın hizmeti altına alacağım.

                        Almanya’daki bütün prensesler gibi

                       Kral da yalnız benim iznimle yaşamak zorunda olacak…[7]

Yeni bilgi biçimindeki temel özellik, insanın bilgi üzerinde mutlak hâkim olması, bilginin vahiyden ve tanrısal olandan azade bir şekilde insan aklının insafına bırakılmasıdır.[8]  Şeytan, Faustus’la anlaşmasını yaparak; Faustus bilgiyi ve şehvet insafına verir. Fakat bu bilgi ve şehvet gerçekliğin yansımasıdır! Gücü kendinde gören Faustus yapılanların yanlış bir düzlem içerisinde olduğunun farkına da varsa; tercihini aynı kararlılıkla şeytan’la devam ettirir. Faustus ilahiyat konusunda uzmandı. Yaptığı eylemlerinnereye ve nasıl bir sonuca varacağını çok iyi biliyordu.

                        Evet Faustus,

                        Lanetlendin sen, artık seni kimse kurtaramaz.

                        Tanrıyı ve cenneti düşünmenin ne yararı var?

                        Bırak bütün bu boş fantezi ve umutlar:

                        Tanrıdan umudunu kes ve Belzebub’a inan sen.

                        Hayır geri dönmek yok, Faustus kararlı ol!

                        Neden duraksıyorsun? Oo, kulaklarıma bazı sesler geliyor:

                        “Bu büyü işinden vazgeç, tekrar Tanrıya dön!”diye…[9]

Fakat tercihlerde herhangi bir  geri dönüş olmayarak sonucunda anlaşma imzalandı!. Marlowe bir bakıma “Faustus” eserinde, kederciliğin yerine özgür iradeyi kullanarak karakterin harekete geçmesini engellemiştir.

            Sonucu her ne kadar ağır olsa da; şehvet ve arzunun isteği doğrutusunda beden görevini üslenmiş olur! Faustus, yapmış ya da yapacak olduğu eylemler sonrasında başta olduğu gibi, sonrasında da; geçmişteki dini bağlılıklar zihinde çakışmayla devam eder. Ulaşılmış olan şehvet ve arzu sonrasında, pişmanlık belirtileri zihinde hareketlenmeye kıvılcımlaşsa da: Faustus’un bu pişmanlık belirtileri, şeytan tarafından bertaraf edilir. Faustus, tövbe etmesiyle Tanrı tarafın bağışlanacağını bildiği halde bir eylem gerçekleştirmez.

                        Yüreğim katılaştı ki daha tövbe edemiyorum.

                        Kurtuluş, iman ya da cennet’sözünü edince hemen

                        Kulaklarımda korkunç kükreyen bir sesle,

                        “Faustus, sen şiddetle lanetlendin,”haykırışını duyuyorum…[10]

Faustus’un kalbi katılaşmış olduğundan, kanıyla imzaladığı antlaşmayı sonlandırmayı gerçekleştiremez. Metin ilerlerken karakter yedi büyük günahla karşılaşıyor. Bu karşılaşma, Lucifer tarafından gerçekleştirilmiştir. Hiristiyan din adamları günahı, insan doğasının meyyal olduğu yedi ölümcül günah olarak tasnif etmektedirler.[11] Bu günahların, insanın kalbinden geldiği, bencilliğin büyümesi ve eksik sevgi neticesinde ortaya çıktığı düşünülmektedir.[12] Eski dönemlerde “temel” (principle) ya da “büyük” (capital) şeklinde vasıflandırılan bu günahlar, modern zamanlarda “ölümcül” sıfatıyla betimlenmiştir.[13] Bu günahları ölümcül yapan özellik ise bunların vahameti olmayıp bu günahların birçok başka günaha sebep olmasıdır.[14] Aslında Lucifer bütün gerçeklikleri tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor! Faustus’un bulaşmış olduğu yedi ölümcül günahla karşılaşması yapılıyor. Bu karşılaşmada pişmanlıklara sebep olan günahlar Faustus karşısında görünür kılınıyor. Bu durum Faustus için bir eğlence gibi algılansa da; aslındaki gerçek, şeytanın zafere doğru gittiğinin nişanesidir.   Şeytan, yani Lucifer burada Faustus’un kalbinde imanla ilgili bir şey kalıp kalmadığını teyit etmek istediğinden; bunu gözleriyle teyit ederek tezini kanıtlamış olur. Böylelikle Faustus birbir ardına sıralanmış günahları işlemeye devam ederek geri dönülmez bir yola girmiş olur. Metin sonunda Faustus, Tanrı’ya yalvarsa da geriye dönük bir eylem gerçekleşmez. Modernite’nin henüz yaygınlaşmadığı bu tarihte Faustus, bu kavramın getirmiş olduğu günahlarla hayatı sonlandırmış olur.

[1]  Christopher Marlowe, Bütün Oyunları, çev. M. Hamit Çalışkan, 1. bs  (İstanbul: Y.Kredi Yayınları, 2020), s. 12.

[2] Terry Eagleton, Tatlı Şiddet, çev. K. Tunca, 1. bs  (İstanbul: Ayrıntı Yayınları, 2012), s. 285.

[3] Christopher Marlowe, Dr. Faustus, çev. T. Yılmaz Öğüt, 1. bs  (İstanbul: Mitos Boyut Yayınları, 2020), s. 6.

[4] Mümtaz’er Türköne, Siyaset,  1. bs  (Ankara: Lotus Yayınları, 2020), s. 484.

[5] Mümtaz’er Türköne, Siyaset,  1. bs  (Ankara: Lotus Yayınları, 2020), s. 484.

[6] Gamze Aslan Yaşar, Ortaçağdan Günümüze Modernite Doğuşu ve Doğası,  7. bs  (Adıyaman         Üniversitesi          Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 2011), s. 11.

[7]  Christopher Marlowe, Dr. Faustus, çev. T. Yılmaz Öğüt, 1. bs  (İstanbul: Mitos Boyut Yayınları, 2020), s. 19.

[8]  Mehmet Furkan Ören, Modernite, Hakikat ve Vahiy: Thomos Bauer Çerçevesinde Bir Değerlendirme, (Balıkesir İlahiyat Dergis, 2022), s. 157.

[9] Christopher Marlowe, Dr. Faustus, çev. T. Yılmaz Öğüt, 1. bs  (İstanbul: Mitos Boyut Yayınları, 2020), s. 24.

[10] Christopher Marlowe, Dr. Faustus, çev. T. Yılmaz Öğüt, 1. bs  (İstanbul: Mitos Boyut Yayınları, 2020), s. 33.

[11] Thomas Slater, A Manual of Moral Theology Gözden Geçirilmiş, 5. bs  (London: Burns Oates & Washbourne         Ltd. C. I.), s. 447-448.

[12] Orby Shiple, Günah Hakkında Bir Teori , ( Londra: Macmillan and Co , 1875), s. 14.

[13] HVS Eck, Sin. (New York, Bombay , Londra: Kalküta: Longmans, Green, And Co , 1907), s. 118.

[14] AC O’Neil , Sin, (Kalküta: Longmans, Green, And Co , 1912), s. XIV, 5 .

Celil Efendiler

Celil Efendiler, 1988 yılında Rize’de doğdu. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimini burada tamamladı. 2005–2008 yılları arasında bir süre ticaretle ilgilendi. 2010 yılında askerlik hizmetinin ardından Sadri Alışık Akademi’de oyunculuk eğitimi aldı.2012 yılında başladığı Rize Üniversitesi Makine Bölümü’nden 2014 yılında mezun oldu. Aynı yıl, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı gençlik kampları ve gençlik merkezlerinde Gençlik Lideri olarak görev yaptı.2019 yılında Çekmeköy Tiyatro Topluluğu’nu kurdu. Pandemi sürecine kadar burada iki çocuk oyunu ve bir yetişkin oyunu yazıp yönetti. Aynı dönemde çeşitli drama çalışmaları da yürüttü.Hâlen, 2022 yılında kazandığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi Sahne Sanatları Bölümü’nde eğitimine devam etmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!