Tembel
1.SAHNE
(Eskiden kitap okumayı seven Tembel, zaman geçtikçe kitaplardan uzak kalmıştır. Tembel çalışmayı bile sevmez olmuştur. Gününün büyük bir çoğunluğunu bilgisayar oyunu oynayarak ya da uyuyarak geçirirmiş. Bir gün bir köşede öylece sızmış kalmış.)
TEMBEL: Level atlamam gerekiyor. Hadi Kral döv onu. Hadi be ya bitir işini! (uyanır) Neredeyim ben, burası da neresi? Buraya ben nasıl geldim. Aaa çocuklar buradaymış onlara söyleyeyim. Arkadaşlar ben neredeyim, burası neresi? Aaa beni duymuyorlar. Acaba ben mi onları duymuyorum. Of ya ben ne yapacam. Buraya nasıl geldim. Of ne yapsam ne yapsam. Bilgisayar da yok burada. Hah buldum telefon! Telefonum yok. Of ya telefonumda yok. Çokta yorgunum. (Oturur) En iyisi ben biraz daha gözlerimi dinlendireyim. Çok da yorgunum. Oh burasıda iyiymiş, hah şöyle yatı vereyim.
TAVŞANKIZ: Aaa Tembel değil mi bu? Bakın gördünüz mü yine uyuya kalmış! Tembel, tembel kalk hadi. Tembel, hadi ama.. Of ya kalksana.
TEMBEL: Of anne tamam kalkıyorum. Az biraz daha uyusam ne olur ya..
TAVŞANKIZ: Tembel, kalk hadi.
TEMBEL: Yok anne kalktım. Yok anne oyun oynamadım. Anne derslerimi de yaptım. Geliyorum, geliyorum.
TAVŞANKIZ: Of ya Tembel. Bu kadar uyulur mu? Kalk hadi.
TEMBEL: Tamam anne kalktım kalktım. Anne! Anneee…! Sende kimsin. Ne
işin var burada. Yok öyle değil ne işim var benim burada olacaktı bu soru.
TAVŞANKIZ: Merhaba Tembel ben Tavsankız. Burası bizim dünyamız, ben burada yaşıyorum.
TEMBEL: ̇İyi güzelde, ben nasıl kendi dünyama gidecem. Hem sen beni nereden tanıyorsun?
TAVŞANKIZ: Ben senin bir zamanlar okuduğun ama sonra terk ettiğin kitabındaki kaybolan tavsankız’ım.
TEMBEL: Sen gerçekten var mısın? Çok saçma sen gerçek olamazsın. Bu bir rüya olmalı!
TAVŞANKIZ: Yok hayır, bu bir rüya değil. Her şey gerçek.
TEMBEL: Gerçekse, benim burada ne işim var?
TAVŞANKIZ: Herşeyi anlatayım sana; ailen ders çalışman için sana
bilgisayar aldı. Sen’se ders çalışmak yerine kötü kötü oyunlar oynadın. Bilgisaray olmayacak yerlerde
kullanıldığı taktirde kötü olumsuz sonuçlar ortaya çıkarabilir.
TEMBEL:
̇İyi de bilgisayar kötü değil ki, sabahtan akşama oyun oynuyorum, zamanımı hep onunla geçiriyorum. Hiç bir kötülüğünü görmedim. Galiba burada kötü olan sensin. Bana bilgisayar kötülüyorsunuz.
TAVŞANKIZ:
Kötü ben’ miyim. Arkadaşlar görüyorsunuz di mi? Bana kötüsün diyor. Bak sana anlatayım; gününün büyük bir çoğunluğunu kötü olumsuz oyunlar oynayarak geçiriyorsun. Ne öğretmenlerini, ne de Anne ve Baba’nın sözünü
dinliyorsun. Oysa onlar senin iyiliğini düşünüyor… Senin bizi izleyen çocukları duymadığın gibi, aynı ̧sekil de onları da duymuyorsun. Hem biliyor musun? Bende kayboldum.
TEMBEL: Sen mi kayboldun? Nasıl olur, sen az önce bana burası bizim dünyamız, biz burada yaşıyoruz demedin mi?
TAVŞANKIZ: Evet dedim. Ama kayboldum.
TEMBEL: Nasıl oldu peki anlatsana. Sende benim gibi uykuda mı kaldım yoksa.
TAVŞANKIZ: Yoo hayır, uykuda kalmadım. Ben senin hikaye kitabındaki tavşankız’ım. Ben senin hikaye kitabında kayboldum. Yolumu bulamıyorum. Ailen sana bilgisayar aldıktan sonra gününü o kötü oyunlar ile geçirdin. Hikaye kitabını okumadın. Bende yolumu bulamıyorum..
TEMBEL:
Nasıl yani her ̧sey benim yüzümden mi? Çok üzgünüm tavşankız. Aslında doğruyu söylemek gerekirse ben o hikaye kitabımı çok seviryordum! Sonra ne olduysa oldu! Ben bu hale nasıl geldim. Bana açıklar mısın Tavşankız
TAVŞANKIZ: Tembel sen Hitnozadam’ın etkisine kaldın.
TEMBEL:
Hitnoz adam mı? Oda kim? Bana neden böyle bir sey yapsın ki!
TAVŞANKIZ: Hitnozadam, “gününün büyük çoğunluğunu gereksiz yere kullananları” etkisi altına alan kişiye diyoruz.
TEMBEL:
Aaa ben şimdi Hitnozadam’ın etkisine mi girdim! Tavşankız bana yardım eder misin?
TAVŞANKIZ: Sen bana yardım edersen, bende sana yardım ederim, Tembel.
TEMBEL: Ben sana nasıl yardım edebilirim Tav ̧san kız?
TAVŞANKIZ: Az önce sana söyledim, ben evimi bulamıyorum. Eğer sen bana yardım edersen ben zaten sanazaten yardım etmiş olacağım.
TEMBEL: Tamam tavşankız. Sana yardım edeceğim. (Tavşankız’a sarılır.)
…SAHNE KARARIR…
2.SAHNE
HİTNOZADAM: Tembel bak burada ne var!
TEMBEL: Sen beni nereden tanıyorsun? Aaa yeni bir oyun. Bak ben bunu hiç oynamadım.
HİTNOZ ADAM: Ben senin en yakın arkadaşınım. Beni tanımadın mı?
TEMBEL: En yakın arkadaşım mı? ̇İyi de ben seni tanımıyorum. Nereden en yakın arkadaşın olabileceği mi düşünürsün?
TAVŞANKIZ: Tembel ona sakın inanma! Hitnoz adam bizi ailemizden uzak tutan kişi! Sana söylemiştim. Bak gördün mü? Yine karşımıza çıktı.
HİTNOZ ADAM: Tembel, Tembel Tembel, sakın Tavşankıza inanma! Ben senin dostunum. ̇İnsan dostuna güvenmez mi? Seninle ne leveller çıktık. Unuttun mu?
TEMBEL: Level diyor. Belkide doğru söylüyor. Bak ben çok level atladım, Tavşankız.
TAVŞANKIZ: Level atlasan ne olacak. Tembel. Sana hiç bir yararı olmadı ki!
HİTNOZ ADAM: Tembel, Tembel Tembel, Tembel. Biz seninle daha ne leveller çıkacağız. Hem unuttun mu? Daha geçen, düşman askerlerini nasıl yendik.
TEMBEL: Düşman askerleri, tabi ya..
TAVŞANKIZ: Tembel, Hitnoz adam seni etkisi altına alıyor, farkında mısın?
HİTNOZADAM: Saçmalama, etkisi altına alan kişi ben değilim sensin Tavşankız. Tembel görüyorsun dimi, deminden beri seni bana düşman ediyor. Halbuki Tembel, seninle ne maceralar yaşadık. Ne leveller atladık!
TAVŞANKIZ: Hiç bir yararı olmayan bir oyunun peşinden gitmek ne kadar mantıklı olabilir.
HİTNOZADAM: Hadi ama Tavşankız, nasıl yararı yok. Bir çok level atlanıyor. ̇İstersen sen de oyna Tavsankız! (güler)
TEMBEL: Uykum geldi ya. İkinizden biri doğru konuşuyor ama kim? Of ya! Hanginiz doğru söylüyor? Arkadaşlar siz biliyor musunuz? Hangisi doğru söylüyor! Duymuyorum ki! Ne dediniz. Anlamıyorum.
TAVŞANKIZ: Tembel sana söylemiştim; Anneni, Babanı, Ögretmenler’ini ve Arkadaşlar’ını artık duyamıyorsun! Hitnozadam seni hitnoz altına aldı.
HİTNOZADAM: Asıl saçma sapan bilgilerle Tembeli hitnoz altına alan kişi sizler siniz! Neymiş kitap okumak bilgiye ulaşmanın yoluymuş. Ne alaka, kitap okuduktan sonra level mi atlıyorsun. Bir puan alıyorsun. Boş ̧seyler le hafızayı dolduruyorsunuz, başka bir şey değil!
TEMBEL: Doğru diyor olabilir. Hem level de yok işin ucunda.
HiTNOZADAM: Tabi doğru söylüyorum, Tembel. Aferin sana, bak beni nasıl anlamışsın.
TAVŞANKIZ: Nasıl yararı yok. Ne çabuk unuttun Tembel. Daha geçenlerde ormana pikniğe giden kişiler yaktıkları
ateşi söndürmeyince yangın çıkmıştı. Sende okuduğun kitapta ‘alo yangın hattının 177’ olduğunu öğrenmiştin. Bu sayede ormanı yanıp kül olmaktan kurtarmıştın..
HiTNOZADAM: Ya ne olacak? Orman yansa ne olur. Biz level atlarken ne
ormanlar yakmıştık. (güler)
TAVŞANKIZ: Tembel görüyorsun dimi? Bak sana kötü örnek olmuş! Bazı bilgisayar oyunları işte böyle, sende olduğu gibi tembelleştiriyor. Annenden, Babandan, Öğretmenlerin ve Arkadaşlarından uzaklaşıyorsun. Böyle işte kaybolup gidiyorsun.
TEMBEL: Sanırım haklısın Tavşankız! Ben galiba Hitnozadam’ın yaptığı hitnoz etkisinde kaldım. Ailemden ve
arkadaşlarımdan uzak kalarak kayboldum. En çokta beni koruyan o değerli kitaplarımdan uzak kaldım. Ama bunların hepsini düzelteceğim.
HİTNOZADAM: Saçmalama Tembel o yalan söylüyor.
TAVŞANKIZ: Buna sevindim Tembel! (Tembel’in annesinin sesi duyulur.)
ANNE: Tembel, Tembel oğlum.
TEMBEL: Annem’in sesini duyuyorum.
TAVŞANKIZ:
Evet bak i ̧se yaradı Anneni duymaya başlamışsın.
ANNE: Tembel, oğlum.
HİTNOZ ADAM: Aaa bunların hepsi saçmalık. Ben burAdan gidiyorum.
TAVŞANKIZ: Kaç bakalım Hitnozadam! Annen seni çağırıyor. Vedalaşma vakti geldi Ahmet.
TEMBEL: ̇İyi de sen bana yardım ettin, ben sana yardım edemedim tavşankız. Sen evini nasıl bulacaksın.
TAVŞANKIZ: Senin bana her daim yardım edebileceğini biliyorum, Tembel. Kitap okumayı artık bırakacağını
sanmıyorum. Artık Hitnozadam’ın etkisine kalmayacağını da biliyorum. Çünkü gerçek bilginin kitaplarda olduğunu artık biliyorsun. Sen kitap okudukça ben her daim evimi bulurum, aynen senin şimdi aileni bulduğun gibi.
TEMBEL: Seni seviyorum Tavşankız.
TAVŞANKIZ: Bende seni seviyorum Tembel. (Bir birine sarılırlar)
…SAHNE KARARIR…
3.SAHNE
ANNE: Ahmet oğlum. Bu saat te yatılır mı? Yine bilgisayar başında uyuya kalmışsın.
TEMBEL: Özür dilerim Anne. Hitnozadam’ın hitnoz etkisinde kalmışım. Tavşankızı kurtarmam gerekiyor. Kitap okumam lazım Anne. Artık bilgisayar oyunu oynamak yok.
ANNE: Hitnozadam, Tavşankız mı? Oğlum iyi misin?
TEMBEL: ̇İyiyim Anne merak etme. Şimdi çok daha iyiyim. Bu arada Anne, sana bir şey söyleyim mi?
ANNE: Tabi oğlum. Ne söyleyeceksin?
TEMBEL: Seni seviyorum Anne.
ANNE: Bende seni seviyorum, oğlum. (Tembel masanın üzerindeki kitabını alır, Annesine sarılır.)
…SAHNE KARARIR…

Celil Efendiler, 1988 yılında Rize’de doğdu. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimini burada tamamladı. 2005–2008 yılları arasında bir süre ticaretle ilgilendi. 2010 yılında askerlik hizmetinin ardından Sadri Alışık Akademi’de oyunculuk eğitimi aldı.
2012 yılında başladığı Rize Üniversitesi Makine Bölümü’nden 2014 yılında mezun oldu. Aynı yıl, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı gençlik kampları ve gençlik merkezlerinde Gençlik Lideri olarak görev yaptı.
2019 yılında Çekmeköy Tiyatro Topluluğu’nu kurdu. Pandemi sürecine kadar burada iki çocuk oyunu ve bir yetişkin oyunu yazıp yönetti. Aynı dönemde çeşitli drama çalışmaları da yürüttü.
Hâlen, 2022 yılında kazandığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi Sahne Sanatları Bölümü’nde eğitimine devam etmektedir.