Makale

“KRAL LEAR” OYUN METNİNDE “SÖZ / EDİM, BİLİNÇ / VÜCUT, VARLIK / HİÇLİK” GİBİ İKİLİ KARŞITLAR ARASINDA KURULAN TRAJİK GERİLEMEYE DAİR BİR BAKIŞ

“Hiçlikten hiçlik doğar. Bir şeyler söyle.”

                                                        Lear

                                                                       “Söylemen gerekeni değil, hissettiğini söyle.”

                                                                                                                                 Edgar

 

          Lear’ın çocuksu davranışları ve yanlış seçimi, doğada var oluşu trajik bir hatayla gerileyerek yok oluşuna neden olur. Yapmış olduğu seçim ve kararları bunaklılığın getirmiş olduğu çocuksu birer davranıştır. Bu davranışın bir bedeli olmalı! Antik yunan döneminde olsaydık; Erinyeler ‘i burada görmek kaçınılmazdı, fakat dönem rönesans olunca, bunu yapan doğanın kendisi olmalıdır!

Lear, yaşlılığı gerekçe göstererek ülkeyi üç kızına paylaştırma kararı alması ve karşılığında kızlarının kendisine olan sevgilerini sözlü olarak ifade etmelerini istemesi, oyunun yanlış bir ölçü ile birlikte; ailelenin yıkılış başlangıcı denilebilir. “Sevginin karşılığı yalnızca sevgidir” mal-mülk hiçbir vakit sevgi ile karşılık bulmaz! Gerçek sevgi bunu gösterir! Gonoril ve Regan’ın etkili ve güzel bir konuşma yaparak gerçek dışı sevgililerini, süslü cümlelerle kurduğundan arzuladıkları sonuca varırlar. Cordelia ise, gerçek sevginin karşılığında bir ölçüt bulamadığından cümleleri yetersiz kalır.

CORDELIA : Hiçbir şey, efendimiz.

LEAR : Hiç bir şey mi?

CORDELIA : Hiçbir şey, efendimiz. 

LEAR :Hiçten hiç çıkar; bir şey söyle. [1]

      Bu hiçlik sözü yaşlı kral’ın beklediği bir söz değildi. Çünkü kızları arasında en çok sevdiği Cordelia’ydı. Belli ki toprakların en büyüğünü kendisine saklıyordu! Bu toprakları tören dahilinde pay etmeyi arzulamıştı! Fakat arzulamış olduğu gerçekleşmedi! Akabinde tören filan da olmadı. Lear, “Hiçlikten hiçlik doğar, bir şey söyle”demekle kızına son uyarıda bulunur! Aslında bu sözün altında; “sevgiyi belirtecek söz yoksa, karşılığı olan zenginlikte yok!” anlamı yatıyor. Bu söz bunun göstergesidir. Fakat, bununla birlikte “hiçlik” sözü Lear’ın gelecekte düşeceği boşluktur!

Kendisini, akrabalığın maddi bağlarının sözcüsü Cordelia’dan koparışında Lear, bilincini bir boşluk içinde kendi kendini tüketmeye terk ederek, kendisini fiziksel yaşanandan koparır. [2]

          Doğa, sert rüzgarla intikamını almaktaydı. Fakat Lear’ın aklı yaşadıklarından yerli yerinde değildi! Çünkü iki büyük kızı tarafından kapı dışarı edilmişti. Çünkü iki büyük kızı tarafından kapı dışarı verilmişti. Bu yüzden dışarıdaki fırtına onu korkutmuyordu ve dahi onu umursamıyordu. Bilinç yerine gelir. İki büyük kızın değer bilmez biri olduğunu ve küçük kızına haksızlık yaptığını anlar. Fakat iş işten geçmiştir. Bu durum karşısında elbiselerini yırtarak delirir.

 Vücut ve bilinç bir kez birbirinden koparıldı mı, ikisi de bir tür hiçe indirgenirler: Vücut hissiz bir boşluk haline gelir, maddi sınırlarla kalıba dökülmemiş olan bilinç ise oburca yalayıp yutar. [3]

          Diğer taraftan Gloucester’de hemen hemen aynı kader yaşar. Yani bir bakıma oyunu bir diğer olay örgüsü Gloucester ve oğullarının tıpki lear gibi ortak yapı içindedir. Gloucester ve Lear’ın çocukları bir birine benzemektedir. Regan ve Goneril Edmund karşılığı, Cordelia ise Edgar’ın karşılığıdır. Gloucester körolduktan sonra bilicinin yerine gelmesi bir bakıma geçmişte yapılan hatalar ile Lear’ın benzer bir olay örgüsü taşımaktadır. Cordelia ölür, ardından Lear. Yerde bir yığın cesetler vardır! Lear’ın yapmış olduğu hata yüzünden krallık bölünerek param parça oldu. Çocukça bir söz yüzünden krallık helak olur.

Bu kederli günlerin yükünü katlanmak gerek. Konuşacaksak eğer, hissetiklerimizi söyleyelim, gerekenleri değil. En fazla çekenimiz en yaşlımız oldu. Biz gençler ne böyle acılar göreceğiz, ne de böyle uzun bir ömür. [4]

 

 

 

[1] William Shakespeare, Kral Lear, Çev. İrfan Şahinbaş, (Ankara: Maarif Basımevi, l959), s. 15.
[2] Terry Eagleton, William Shakespeare-Trajedi, Çev. Cüneyt Yalaz, (İstanbul: Ketebe yayınevi, 2022), s. 106.
[3] Terry Eagleton, William Shakespeare-Trajedi, Çev. Cüneyt Yalaz, (İstanbul: Ketebe Yayınevi, 2022), s. 107.
[4] William Shakespeare, Kral Lear, Çev. İrfan Şahinbaş, (Ankara: Maarif Basımevi evi, l959), s. 168.

 

Celil Efendiler

Celil Efendiler, 1988 yılında Rize’de doğdu. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimini burada tamamladı. 2005–2008 yılları arasında bir süre ticaretle ilgilendi. 2010 yılında askerlik hizmetinin ardından Sadri Alışık Akademi’de oyunculuk eğitimi aldı.2012 yılında başladığı Rize Üniversitesi Makine Bölümü’nden 2014 yılında mezun oldu. Aynı yıl, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı gençlik kampları ve gençlik merkezlerinde Gençlik Lideri olarak görev yaptı.2019 yılında Çekmeköy Tiyatro Topluluğu’nu kurdu. Pandemi sürecine kadar burada iki çocuk oyunu ve bir yetişkin oyunu yazıp yönetti. Aynı dönemde çeşitli drama çalışmaları da yürüttü.Hâlen, 2022 yılında kazandığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi Sahne Sanatları Bölümü’nde eğitimine devam etmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!