Kısa OyunTiyatro

Zamansız Zamanlama

Kentin içinde bir ofis. Genel olarak ofis ve mutfak bir bar masasıyla ayrıdır. Çalışma masası sol tarafta pencerenin kenarındadır. Mutfağın sağ tarafından çıkış kapısı, sol tarafında ise büro ve tuvalete giden bir salon. Yeni gelişmekte olan bir ofis. Ali (27) işinde iyi bir yazılım mühendisidir. Patronu ve aynı zamanda üniversiteden arkadaşı Veli’nin (27) ile çalışmaktadır. Arife (23) ise, pazarlama şirketinde asistan olarak çalışmaktadır. Ali bir yazılımla uğraşırken, diğer taraftan telefonda konuşmaktadır.

ALİ: Hayır konuşmadım. Emin olmak istiyorum. Ya yanlış anlamışsam! Bu beni çok üzer. Biraz daha beklemeliyiz. En azından kısa bir süre. (Veli içerden seslenir.) İçerden ses geliyor. Sonra konuşalım mı? Tamam bu konuyu sonra konuşalım. Hadi by. (Telefonu kapatır.) Veli tekrar seslenir misin? Telefon ile konuşuyordum. Ne demiştin?

VELİ: Bu yazılım için detaylı bir sunum istiyorlar.

ALİ: Hafta sonuna denk geliyor. Önümüzdeki hafta yazıp sana e-posta atarım. (Veli elinde çay fincanla girer.)

VELİ: Aslan kardeşim be. Kralsın kral! Sende olmazsan ne yapılır.  (Ali çalışmasına devam ediyordur.) Üniversiteden beri arkadaşız. Hatta arkadaştan öte! Oğlum üniversiteyi senin sayende bitirdim. Lan oğlum sen olmazsan ne yapardım.

ALİ: Ben ne yapmışım kardeşim, senin yaptığının yanından.

VELİ: Kardeşim benim! (Ali’nin arkasına vurur.) Bak sana ne söyleyeceğim. (Ali’nin telefonu çalar, açmaz.) Belki önemlidir.

ALİ: Tanımadığım bir numara boş ver. Tekrar arayacaktır.

VELİ: Peki sen bilirsin. Uzun zamandır kafamı meşgul eden şeyler var. Nasıl söylesem bilmiyorum. Fakat senin bana yardımcı olacağını biliyorum. (Ali cevap vermez) Nasıl söylesem?

ALİ: Anlatacak mısın? Yoksa yazılımda mı bir problem var?

VELİ: Yok onunla alakalı bir durum değil.

ALİ: O zaman sorun ne ki?

VELİ: Yani nasıl söylesem? Bizim bu şirket var ya…

ALİ: Şirket?

VELİ: Pazarlama ya, karşı şirket!

ALİ: Eee ne olmuş?

VELİ: Nasıl söylesem ya?

ALİ: Yoksa program mı hoşlarına gitmemiş? Ben beğeneceklerini düşünüyordum.

VELİ: Yok be tam olarak öyle değil. Düşündüğünün aksine, çok hoşlarına gitmiş. Yani beğenmişler.

ALİ: Güzel, sorun ne o zaman?

VELİ: Kardeşim ya… (Ali’nin telefonu çalar, açmaz) Keşke açsaydın. Belki önemlidir.

ALİ: Şimdi sırası değil. Önemliyse tekrar arayacaktır.

VELİ: Sen bilirsin. Ne diyordum. Ha tamam buldum. Senin bu yazılım var ya, o kadar iyi tasarlanmış ki… (Sessizlik)

ALİ: Söyleyecek misin?

VELİ: Tamam söylüyorum. Ama kardeşim kızmayacaksın? (Ali cevap vermez. Yazılımla uğraşmaya devam eder.) Kardeşim ya, biliyorum kızacaksın… (Sessizlik) Bu programı ben yazdığımı söyledim.

ALİ: Ne yaptın?

VELİ: Programı ben yazdığımı söyledim. (Sessizlik. Ali yazılımla uğraşmayı bırakır. Veli’ye bakar.) Kızdın mı? (Ali bir süre düşünür.)

ALİ: Yok hayır, kızmadım. Sorun değil. Hem bu işin senin benimi var?

VELİ: Olmaz mı?

ALİ: Yok kardeşim gerçekten sorun değil. Aslında benim sana söylemem gereken… (Veli araya girer.)

VELİ: Kardeşim ya tutuldum.

ALİ: Bunu görüyorum. Ama sana söylemem gerek.

VELİ: Onunla ilk karşılaşmamızda (Ali’nin telefonu çalar, açmaz.) Keşke açsaydın. Belki önemlidir.

ALİ: Önemliyse tekrar arayacaktır.

VELİ: Peki! Pazarlama asistanı var ya!

ALİ: Bizim bu programı pazarlayanların asistanı? Eee ne olmuş?

VELİ: Tutuldum.

ALİ: Tutuldun? Nasıl yani?

VELİ: İşte anla işte tutuldum. Zaten bu yüzden onlara programı ben yazdığımı söyledim. (Ali’nin telefonu çalar. Meşgule alır. Telefonla konuşur gibi yapar.)

ALİ: Pardon bu çok önemli. Alo, evet anlıyorum. Evet, gayet iyi anlıyorum. (Çıkar. Sessizlik. Bir süre sonra Arife girer.)

ARİFE: Merhaba Veli Bey.

VELİ: Arife Hanım. Bu ne güzel tesadüf!

ARİFE: Evet öyle! Ali Bey yok muydu?

VELİ: Ali demin çıktı.

ARİFE: Tüh kaçırdım desenize.

VELİ: Size ben yardımcı olayım.

ARİFE: Ali Bey için gelmiştim. Yani şey yazılım diyecektim.

VELİ: Tamam bana sorabilirsiniz.

ARİFE: Kendisine söylesem daha iyi olur sanırım.

VELİ: Yazılım bana ait! O yüzden ben bu konuya daha hâkim olduğumu düşünüyorum.

ARİFE: Anlıyorum. Fakat program… (Veli araya girer.)

VELİ: Arife Hanım. Bakın. Bu yazılım bana ait. Ali ise benim çalışanım. Siz söyleyin, ben size yardımcı olurum.

ARİFE: Anlıyorum. Fakat bakın. Ya da boş verin. Zaten önemsiz bir şey! (Çıkar)

 

28/12/2023

Celil Efendiler

Celil Efendiler, 1988 yılında Rize’de doğdu. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimini burada tamamladı. 2005–2008 yılları arasında bir süre ticaretle ilgilendi. 2010 yılında askerlik hizmetinin ardından Sadri Alışık Akademi’de oyunculuk eğitimi aldı.2012 yılında başladığı Rize Üniversitesi Makine Bölümü’nden 2014 yılında mezun oldu. Aynı yıl, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı gençlik kampları ve gençlik merkezlerinde Gençlik Lideri olarak görev yaptı.2019 yılında Çekmeköy Tiyatro Topluluğu’nu kurdu. Pandemi sürecine kadar burada iki çocuk oyunu ve bir yetişkin oyunu yazıp yönetti. Aynı dönemde çeşitli drama çalışmaları da yürüttü.Hâlen, 2022 yılında kazandığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi Sahne Sanatları Bölümü’nde eğitimine devam etmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!